Teknoloji Devi HTC’den Altın Kaplama Akıllı Telefon

Kurulduğu 1997 yılından beri birçok başarıya imza atan HTC, akıllı telefon pazarında da rakiplerini zorlamak, prestijini korumak ve bulunduğu konumu daha da güçlendirmek için hamle yapmaktan çekinmiyor.

Piyasanın hakimi Apple ve Samsung olarak görülüp, hep iki dev arasında kıyaslama yapılsa da, HTC’de çıkardığı donanımlı akıllı telefonlar ile pazarda ben de varım demeye devam ediyor. Daha önce 18 ayar altınla donatılmış akıllı telefon piyasaya süren HTC, şimdi de 24 ayar altınla kaplı akıllı telefon üreterek rakiplerine fark atmaya çalışıyor. HTC One adıyla piyasaya sürülen bu akıllı telefonun fiyatı da oldukça pahalı. 2 bin 500 dolar civarı yani Türk Lirasıyla ortalama 5 bin lirayı bulan telefon şimdilik sadece yurt dışında satışa sunuldu. Türkiye’de piyasaya sürülüp sürülmeyeceği konusunda da henüz net bir bilgi yok.

5 bin liralık bu telefonun özelliklerine kısaca bakacak olursak;

4 megapiksel dahili kameraya sahip, 4.7 inç Full HD ekranı var, 143 gram ağırlığında olan bu cihaz 1.7 GHz hızında, Qualcomm Snapdragon 600 işlemciye sahip ve Android işletim sistemine sahip. Ayrıca NFC, Bluetooth, WiFi gibi tüm ağ teknolojilerini de destekliyor.

En Popüler Ücretsiz Android Uygulamaları

Kendi işletim sistemi Android’i yayınlayarak akıllı telefon ve tablet pazarına hızlı bir giriş yapan Google’un, Android uygulamaları sayfası Google Play’deki en çok indirilen 5 ücretsiz uygulamaya bir göz atalım.

twitter_london

5-Twitter

140 karakterlik bir mesaj alanıyla insanların duygularını ve fikirlerini anlık olarak paylaşabildiği Twitter, dünyada en çok kullanılan sosyal ağların da başında geliyor. İnsanların birbirlerini takip edebildiği, fikirlerini paylaşabildiği, birbirlerinin fikirlerine katıldığını gösterdiği, video ve fotoğraf paylaşımının yapıldığı bir mecra olan Twitter’ın dünyada milyonlarca kullanıcısı bulunmaktadır. Web ortamındaki başarısını, uygulama alanına da taşımış görünüyor. Uygulamayı şu an 100 ile 500 milyon arası kişinin indirmiş olduğu görünüyor.

instagram

4-Instagram

Akıllı telefon ve tabletlerin hayatımıza girdikten sonra ortaya çıkan Instagram, aslında bir fotoğraf paylaşım ağı olarak kuruldu. Fotoğraflar çekildikten sonra, uygulama sayesinde çeşitli efektler verilerek fotoğrafı daha da göz alıcı bir hale getiriyor. Bu sosyal fotoğraf paylaşım ağında insanlar birbirlerini takip edebiliyor, fotoğraflarını beğenebiliyor ve yine birbirlerinin fotoğraflarına yorumlar yazabiliyorlar. Daha sonra eklenen bir özellik ile uygulamayı kullananların video çekip paylaşması da etkin hale getirildi. Ayrıca yüklenen fotoğrafların Facebook, Twitter, Flickr, Tumblr ve Foursquare’da anında paylaşabilmesi de göze çarpan özelliklerden. Instagram’a bilgisayardan fotoğraf yüklenilmesine izin verilmezken, sadece profiller ve fotoğraflar görünebiliyor. Uygulamayı şu an Google Play’den 100 ile 500 milyon arası kişinin indirmiş olduğu görünüyor.

Tango

3-Tango

Ücretsiz sesli ve görüntülü görüşmelerin yapılabildiği, mesajlaşılabilen, karşılıklı oyunlar oynanabilen yeni nesil sosyal uygulamalardan biri olarak karşımıza çıkıyor Tango. Akıllı telefonlarda ve tabletlerde kullanılabilen bu uygulamayı şu an dünya üzerinde 130 milyondan fazla Android işletim sistemine sahip akıllı ürün sahibi kullanıyor. Uygulamada profilinizi kişiselleştirebiliyor, grup sohbeti yapabiliyor, fotoğraflar paylaşabiliyorsunuz. Ayrıca uygulama 2013 yılının en iyi iletişim uygulaması, en iyi mesajlaşma uygulaması gibi ödüllerin de sahibi. Uygulama ile kendi arkadaş çevrenizle ücretsiz bir şekilde etkileşim halinde bulunabilirken, yeni arkadaşlar edinmenize ve çevrenizi geliştirmenize de olanak sağlıyor.

line

2-LINE

Son zamanlarda git gide artan ücretsiz mesajlaşma ve konuşma uygulamalarının arasında en dikkat çekenlerden birisi de LINE adlı bu uygulama. İnternet bağlantısının olduğu her yerden, uygulamayı kullanan başka biri ile ücretsiz bir şekilde konuşmayı ve mesajlaşmayı sağlayan uygulama tamamen ücretsiz. 230’dan fazla ülkede yaklaşık 350 milyon kişinin indirdiği bu uygulama televizyon ve internet sitelerine verdiği reklamlarla da adından sıkça söz ettiriyor. Yapılan yeni güncellemelerle beraber uygulama artık görüntülü arama ve konuşmaya da olanak sağlıyor.

WhatsApp-Messenger-2-10-768-for-Android

1-WhatsApp Messenger

100 milyon üzeri bir indirme rakamına ulaşmış olan WhatsApp Messenger, uygulamanın yüklü olduğu diğer akıllı telefon sahibiyle mesajlaşmaya, resim gönderip almaya, ses dosyası ve video gönderip almaya yarayan ücretsiz bir uygulamadır. Uygulamanın kullanılabilmesi için WiFi veya 3G internet bağlantısının olması gerekmektedir. Gönderilen veya alınan dosyalar aynı zamanda telefon hafızasına da kaydolmaktadır. İlk yıl ücretsiz olan bu uygulamanın 1 yıllık süresi bittiğinde 0,99 dolar ödeyerek kullanmaya devam edebilirsiniz.

Online Reklam Stratejisi Belirleme ve Google Ads

İnternet kullanımının hızla arttığı günümüzde, günlük ihtiyaçlarımızı bile sanal ortamdan karşılar olduk. Bununla paralel bir şekilde, insanların ihtiyaçlarına cevap verebilecek hizmet siteleri, alışveriş siteleri, e-ticaret siteleri, şirket siteleri hızlı bir şekilde açılmaya ve hizmet vermeye başladı. Rekabetin bol olduğu bu sanal ortamda hem tüketici, hem üretici hem de aracı şirket kazançları hızlı bir şekilde artmaya başladı.

Peki sadece bir web sitesi açmakla tüketiciye ya da hizmet alımını gerçekleştirecek kitleye ulaşmak mümkün mü ? Tabiki de cevabımız hayır. Öncelikle insanlar bizi nerelerden bulabilir, nerelerden arayabilir, nasıl arayabilir onu bilmemiz ve insanların sorgulama formülasyonlarına göre bir strateji belirlemeliyiz.

Öncelikle insanlar bizi nerelerde arar, nasıl arar, nasıl bulur sorularımıza cevap arayalım.

(Burada vereceğimiz cevapların tamamı sanal ortam üzerine kurgulanmıştır. Yoksa şirketimizin tabelasını görür, içeri girer, ürün alır, hizmet alır gibi klasikleşmiş yöntemler bizim konumuzun dışında.)

İnsanlar bizi nasıl bulur sorumuzun cevabını aramaya başlayalım:

İnternet kullanımı arttıkça, doğru orantıda arama motoru kullanımı da artmaktadır. Arama motoru dediğimiz şey nedir peki? Aradığımız anahtar kelimelerle ilgili sonuçlar ve web sayfaları getiren web sitelerinin tamamı aslında bir arama motorudur. Google, Yahoo, Bing, Yandex bunların en başında gelir. Evet insanlar bizi arama motorlarından bulur; ama aradığı anahtar kelime de üst sıralarda çıkmamız gerekiyor ki, bizi bulabilsin. Yoksa bir çöplük haline gelmiş internet ortamındaki milyarlarca web sitesinin arasında çöp olmaktan öteye gidemez web sitemiz. Arama motorlarında doğal sonuçlarda üst sıralarda çıkmanın çeşitli yolları ve çalışmaları mevcuttur; bu çalışmalar bütünlüğüne de kısaca SEO denir fakat bu konuya farklı bir yazı dizisinde değinmeye çalışacağız. Şimdi biz konumuza dönelim. Evet insanlar bizi arama motorlarından bulacaklardır. Yoksa web adresimizi bilen 3-5 dost dışında sitemize ziyaretçi akışı olmaz.

Ki biz toplum olarak web adresini bildiğimiz bir siteye bile arama motorundan aratıp gireriz. (bkz. facebook.com yazıp girmek yerine, arama motorunda facebook diye aratıp, facebook.com adresine tıklayarak giriş yaparız.)

Peki insanlar bizi nasıl arar, nerelerde arar:

İnsanların, yani potansiyel müşterilerin bize ulaşabilmesi için öncelikle neyi arayacağını bilmesi gerekiyor. Bizim de onların neyi nasıl arayacağını bilmemiz gerekiyor ona göre stratejilerimizi belirleyip çalışma yapalım. Potansiyel müşteriler bizi %100 oranında arama motorlarından arar. Bu yüzdenin büyük bir kısmı Google’a aittir. Yani bizim çalışmamıza ağırlık vereceğimiz nokta Google ve Google’ın hizmetleridir. Potansiyel müşteri kitlesi bizi spesifik anahtar kelimelerde arayabilirken, daha geniş kitleli arama sonuçları getirecek şekilde de arayabilir.

Örneğin “ucuz cep telefonu modelleri” diye arattığımızda gelen sonuç ile “ucuz samsung marka cep telefonu modelleri” diye arattığımızda gelen sonuçlar arasında fark vardır. Biri daha spesifik bir sonuç isterken, diğeri daha geniş bir sonuç listelenmesini istiyor.

Bu yazı dizimizde konumuz arama motorunda üst sıralarda çıkmak değil, arama motorlarında reklam gösterimi sağlayarak potansiyel müşteri kitlemize en iyi nasıl ulaşılır onu anlatmak.

Google’ın online reklamcılık hizmeti olan Adwords ile yeni müşteri portföyü oluşturmak ve marka bilinirliğini arttırmak oldukça basit. Google Adwords ile reklamlarımızın gösterileceği gün, saat dilimini belirleyebilir, reklamlarımızın hangi anahtar kelimelerden gösterileceğini belirleyebilir, tıklama başına maliyeti manuel ya da otomatik olarak ayarlayabilir, reklamlarımızın nasıl gösterileceğini tasarlayabiliriz.

Bu yazıda özetle internet reklamcılığını, arama motorlarını ve potansiyel kitleye nasıl ulaşılır gibi konulara değinmeye çalıştım.

Yandex SEO Teknikleri

Dünyaca ünlü Rus Arama Motoru, Yandex geçtiğimiz yıl büyük yatırımlarla yandex.com.tr olarak Türkiye pazarına adım attı. Yaptığı büyük reklam anlaşmaları ve pazarlama stratejileriyle de adından sıklıkla söz ettiren Yandex’in, tam olarak bekleneni verdiği söylenemez.

Genel olarak Google’ın verdiği hizmetlere eş değer bir şekilde ilerleyen strateji izleyen Yandex’in şu an Google’a artı bir hizmet verdiği söylenemez.

yandex-seo-teknikleri

Mail servisi, disk alanı, sayaç servisi metrica, rehber, webmaster tools gibi hizmetleri ile Google’ı tercih eden kullanıcılar için kopya bir arama motorundan öteye şu aşamada geçemedi. Dünya’da 711. Türkiye’de ise 11. sırada olan Yandex’in hedeflediği noktaya ulaşması için daha çok yatırım ve atılımlar yapması gerektiği aşikar.

Web sitelerin arama motorunda üst sıralarda çıkmaları için yaptığı çalışmalara kısa adıyla SEO deniyor. Genellikle Google için arama motoru optimizasyonu yapılırken, Yandex’in devreye girmesiyle durum değişecek gibi göründü; fakat kullanım oranından dolayı arama motoru optimizasyonunda temel hedef Google olmaya devam ediyor.

Google’ın SEO için belli başlı kriterleri var; Yandex’in kriterlerine de kısaca göz atacak olursak;

  • Yandex’de Google gibi site yaşına değer veriyor.
  • Alınan backlinkin kalitesinden ziyade, backlinkin çeşitliliğine önem veriyor.
  • Google’da kalite kuralları ihlalinden düşüş yaşamış, sıralamalardan çıkarılmış bir çok web sitesi, Yandex’te ilk sayfalarda görünebiliyor. Bu da kalite kurallarına pek önem vermediği gerçeğini ortaya koyuyor.

Outlook Otomatik Mail Yanıtlama Nasıl Yapılır?

Zamanı değerlendirme konusunda son derece titiz olan özel sektörde çalışanların yıllık izne ayrıldığında muhataplarını bilgilendirme amaçlı otomatik yanıtı aktif etmesi oldukça sık kullanılan bir bilgilendirme yöntemi oldu.

Farklı mail servislerinde ve masaüstü yazılımlarının neredeyse tamamında bulunan otomatik yanıt özelliğini bu yazımda kısaca anlatmaya çalıştım.

Öncelikle karşı tarafa gitmesini istediğimiz otomatik yanıtı belirlememiz gerekiyor. Özellikle satış ve pazarlama departmanı gibi dış yazışmaları önemli olan çalışanların muhakkak mail gönderen kişiyi bir muhataba yönlendirmesi gerekiyor.

“02.07.2013-09.07.2013 tarihleri arasında yıllık izinde olacağımdan bu mailinize dönüş yapamayacağım. Acil durumlarda xxxxxx kişiye yyyyyy telefon numarasından ulaşabilirsiniz.”

Outlook’da mailleri otomatik yanıtlamanın çeşitli yöntemleri bulunmaktadır. Bu yazımızda sadece bir yöntemi açıklayacağım.

 

1- Gelen mailleri otomatik yanıtlama modülünü kullanmak için, Outlook’a değil, web mail arayüzüne giriş yapıyoruz. Açtığımız browserda adres sekmesine «mail.siteadresi.com» yazıp «enter»a tıklıyoruz.

2-Öncelikle dili «Türkçe» olarak ayarlayıp; kullanıcı adı kısmına mail adresimizi, parola kısmına da mailimizin parolasını yazıyoruz ve «Giriş» butonuna tıklıyoruz.

3-Giriş yaptığımızda karşımıza bu ekran gelecek. Açılan ekrandan üst kısımdaki sarıyla boyanmış «Seçenekler» butonuna tıklıyoruz.

4-«Seçenekler» butonuna tıkladığımızda sol alanda açılan sekmelerden önce «Posta» , açılan alt menüden de «Otomatik Yanıt» butonuna tıklıyoruz.

5-Karşımıza gelen ekranda «Etkinleştirmek Auto Tepki» kısmı pasif durumda olacak. Bunu aktif etmek için öncelikle resimde sarıyla boyadığım alanı tikliyoruz. Ardından bize mail atan kişilere otomatik yanıt olarak gitmesini istediğimiz «Konu başlığını» ve «İçeriği» yazıp alt alandaki kaydet butonuna tıklıyoruz.

Not: Konudaki ekran görüntüleri hosting sağlayıcınızın sunduğu webmail sistemine göre farklılık gösterebilmektedir.

Yaşadığınız sıkıntılarda yorum yazmaktan çekinmeyiniz…