‘Celal’ Olarak Etiketlenmiş Tüm Yazılar

Klarnet!

Bir klarnet al, acılarımı çalayım sana, efkarımı, yangınımı, hasretimi… çalayım sen dinlemekten bıkana kadar, çalayım aşkımı anlatana kadar, çalayım sen beni anlayana kadar…


Şizofren Replikler-3

10 Aaa… merhaba yine siz, hoşgeldiniz. bu saatte ne işiniz var burada. … Ben size küsmüştüm. ama neyse… niye mi ? hani söz vermiştiniz,


Şizofren Replikler-2

4 Günaydın, kime bakmıştınız ? dalga geçmeyin lütfen, bana baktığınızı görebiliyorum o anlamda sormadım kimin için geldiniz buraya. benim için gelecek haliniz yok heralde. neden mi ? çünkü sizi tanımıyorum ve tanımadığım insanların ve ayrıca beni de tanımayan insanların


Kim ?

ben öldüm bir el fermanımı yazdı bir el kırdı kalemi dar ağacını kurdu bir el iskemleye vurdu diğeri bir el çukur kazdı eller gömdü beni… … hangi el yazdı fermanı kalemi kıran kimin eliydi dar ağacını kim kurdu iskemleye vuran kimdi o çukuru hangi eller kazdı eller niye gömdü beni neden ellere bıraktılar bedenimi ben [...]


Nokta.

Ne zaman nokta koymak istesem yazdıklarıma sözcükler kırılıyor, paramparça oluyor… Ne zaman nokta koymak istesem Bazı yaşadakıklarıma devam etmek gerekiyor… Kırılıyorum, paramparça oluyorum Kimse görmüyor, kimse anlamıyor; Virgül yapamıyorum noktayı Kalem tükenmez silinmiyor… Celal YILDIZ 21 Eylül 2007


İzin 1-2

pardon, heyyy!… bi bakar mısınız ? ııııııı… şey… aslında… neyse, unutun gitsin… pardon!!! pardon zaten bakıyormuşsunuz şeyy… sizi sevebilir miyim ? Celal Yıldız 23:45 / 20 Ekim 2009 senin beni sevme ihtimalini göz önüne aldığımızda benim seni sevmem hiç de kötü birşey değil aslında… Celal Yıldız 14:08 / 23 Ekim 2009


Kalem Kurusu

Kalem; yazdıkça ucu açtıkça kendi bitiyor… yazdıkça ben kaybediyorum kendimden birşeyler açtıkça kalem benim kaybettiklerimle beraber… ya da yazmıyorum ve açmıyorum kalemi ve bitmiyor benim bittiğim gibi… kalem; ben yaşlandıkça yıllanıyor değeri artmıyor şarap gibi ve yıllandıkça kuruyor suyunun çekilmesinden kuruyan bedenim gibi…


Töre

Daha çocuktu. Eline bir silah verdiler, ‘Vur’ dediler. ‘O bizim namusumuza halel getirdi, ölümü senin elinden haketti.’ Çocuk ‘Ablam’ dedi. Büyükler ‘Vur’ dedi. Çocuk ‘Ablam’ dedi. Büyükler ‘namus’ dedi, ‘şeref’ dedi.