Ramak
Uçurumun kenarındayım Hızır Ulu dilber kalesinin burcunda Muhteşem belaya nazır…* Uçurumun kenarındayım Hızır Bir adım var hem Hakk’a hem hayata. Uçurumun kenarındayım Hızır Bir adımla yanarım kor olmuş lavlarla…
Uçurumun kenarındayım Hızır Ulu dilber kalesinin burcunda Muhteşem belaya nazır…* Uçurumun kenarındayım Hızır Bir adım var hem Hakk’a hem hayata. Uçurumun kenarındayım Hızır Bir adımla yanarım kor olmuş lavlarla…
Kalem; yazdıkça ucu açtıkça kendi bitiyor… yazdıkça ben kaybediyorum kendimden birşeyler açtıkça kalem benim kaybettiklerimle beraber… ya da yazmıyorum ve açmıyorum kalemi ve bitmiyor benim bittiğim gibi… kalem; ben yaşlandıkça yıllanıyor değeri artmıyor şarap gibi ve yıllandıkça kuruyor suyunun çekilmesinden kuruyan bedenim gibi…
Ben, senin sevgiline göz koymadım, hayatına da… Ben, senin gördüğün kişi değildim, zaten olamazdım da… Ben, sizin kadar konuşamazdım, sussanız, anlardınız, susmadınız. Susmadıklarınıza beni de karıştırdınız, karıştırdıklarınıza inandınız, ben inanmasam da…
Her yara kanar nihayetinde en başta… Yaranda geçti kanayan ne hâlâ ? Her acı sızlar aslında ilk anda… An da bitti sızlayan ne hâlâ ? Hep olmayacak şeylerin peşinde koştum Bu hayatta… Olmadı Ama; İçimdeki umutta bitmedi hâlâ…