‘Şiirlerim’ Kategorisi Arşivi

Tahta Sıra

hiç çıkmasın diye bastıra bastıra kazımıştık derinlere, ilkokul sıralarında dostluklarımızı. her sene zımparalanmış, toz içinde alırdık, defterlerimizi koyardık dostluğumuzun üzerine. her sene tekrar tekrar kazıdık çıkmasın diye dostluğumuz, derinlerde.


Seyr ü Sefer

bir köşenin herhangi bir yerinde ya da herhangi bir köşede unutulmuş kahverengi bavul gibiyim. patlamaya hazır! içi iç çamaşırı dolu, içi kitap dolu, içi ben dolu, içi boş! herkesin baktığı, herkesin merak ettiği, herkesin korktuğu, yaklaşamadığı, etrafım emniyet şeridi. ya gel sahiplen beni kara koluna giriyim ifade ver, ya bırak imha etsin hâl bilmez ekipler…


17 Ağustos -Hâlâ Taze!-

Kalemi elime aldım, birşey yazacaktım, bulamadım. Kalemi bıraktım, söz bittiği yerdi, acının doğduğu… Hâlâ taze, fırından yeni çıkmış ekmek misali el gibi can yakan… -Celal Yıldız- 03:01 / 17 Ağustos 2010


Görmeliydiniz!

nasıl oldu görmeliydiniz. böyle tuttum ellerinden, sıktım, sımsıkı sardım böyle, sanki bir yere gidiyormuş gibi. evet aslında gidiyordu bir yere. nasıl tuttum görmeliydiniz. böyle sımsıkı sardım bedenini, başını okşadım, merhametle. bir veda havası yarattım kendimce. evet aslında bu bir vedaydı.


Delikan(L)ılar!

mahallenin delikanlıları oyun oynuyor meyve bıçaklarıyla. bir kazanan arıyorlar ve hep su tabancası olan yeniyor diğerlerini, üst mahallede boncuklu tabancası olan delikanlılar olduğu bilmeden üstlere gözünü dikiyor… astlarını alt etmeden…


Terke(gi)diş!

en son devam ediyordu ayrılık, kaldığın yerden devam etmek ister misin, hayatıma ? pencere önü saksıları gibi. çay diplerinin döküldüğü, her gelenin suladığı bir aşk mıydı bizimkisi ? mühim değil bir evrende terkediliş, terkedilmişliğin acısı sızlamasa. bak kestim son ekmeği, kollarımda içkiden kalma çizikler, şarkıların hüznü işlemiş damarlarıma. son peynir ekmeğimin arasında. swfobject.registerObject(“ssg_gplayer_object-454-0″, “9.0.0″, “http://www.celalyildiz.com/wp-content/plugins/ssg-wordpress-google-audio-player/swfobject/expressInstall.swf”); [...]


Ölmüş-üm!

ölümüm kurtarır diye düşündüm, sıfatlarımın çokluğunu, beni, benliğimi. öldüm bu gece. ölmemem için hiçkimse durmadı, öldüm bu gece. ölme diyen hiç olmadı. ölmek istemezdim heralde yaşanacak onca an varken, neden herşey zor olur da, gelir bazen, neden kimse anlamaz kendisini. kurtuluşum yok, bir savaş veremem kendim için, vatan değilim ben.


Orospu Yüreğim!

Adı kalmış sevdalar gibi orospu yüreğim. Kimi sevsem ben-im. Benliğim, bir girdapta habire dönüyor, sonsuzlukta sonu bekliyorum. … Madem ki o kadar kolaydı herşey; sevmekten mi başlasak, benliği yok etmekten mi ? Ölmek için onca sebep türetmişken, bir intihar yolu bulamamak ne garip. Acaba az mı türettik, tam birleştiremediğimiz bileşik kelimeleri. Oysa herşey ne kadar [...]