Şizofren Replikler-9
bugün
ölmek
için
geldim,
evet.
öyle
bakma
suratıma
şaşırmış
ifadelerle.
senin
amacın
farklı mı
sence.
hadi
amacı da
geçtim
sen
farklımısın
benden.
farklı
amaçlarla
dolu,
farklı
bedenlerin
evreneninde.
yani,
sen,
ben.
evet
farklıyız
dünyada.
tek
farkımız
ama
tek
olmamız
dünyada
bir, iki
olarak.
ikiz
değiliz,
biz de
değiliz.
tek-iz
sadece,
benliklerimizle.
sen
doğdun.
biliyorum
istemedin.
ben
doğdum
bilmezsin
belki
istemedim.
sen
kızdın
fikrinin
sorulmamasına.
ben
kızamadım
fikrimin
sorulmamasına
kızacak
biri
olmayınca
ortalıkta.
ama…
yani,
kısaca
aynı
dertten
muzdaribiz
ikimizde.
sen
yoksun
ben
yokum.
sen
varsın
ben
varım.
sen,
onlar,
bunlar,
şunlar,
oralar,
dağlar,
ormanlar,
ay,
kiremit,
sonbahar,
yeşillik,
sepya…
felan…
üfff….
…
yanii
üf ki
ne
üfff.
öldüm
artık
ölmekten…
33
bak
şimdi,
iyi
dinle.
bir
sen
varsın
yedi
milyar
insan
arasında.
bunların
ne
kadarını
tanıdığın,
gördüğün
felan
önemli
değil.
sen
varsın
ama
yeter
yani.
bir
ben
varım
yedi
milyar
insan
arasında.
inan
önemli
ne
kadarını
tanıdığım,
gördüğüm,
konuştuğum
felan…
pek
konuşmam
bilirsin
belki.
pek de
tanışmam
insanlarla.
pek de
gezmediğime
göre
ülke
ülke
dünyada.
geriye
ne
kaldı
şimdi…
hmmm…
gördüğüm
insan
sayısı
yüzelliyi
geçmez
heralde.
ses
tellerimi
yormama
neden
olanlarsa;
sen,
doktor,
yemekhanedeki
aşçı,
arada
bir
gelen
davetsiz
misafirler,
bir de
dün
yemek
sırasında
yanlışlıkla
ayağına
basıp
özür
dilediğim
orta
yaşlı
abi,
amca.
bak
bu
kadar
işte.
sorsan
mutlu muyum
belki.
belli
olmaz
yani.
zamanla
med
cezirler
geçiriyor.
bazen
gelip
gitmiyor,
bazense
gidiyor;
ama
epeyce
bir
uğramıyor.
bazen de
kalmak
istiyor.
sıkılıyorum.
benim
içimden
görüşmek
gelmiyor.
34
yani
bir
sonuca
bağlamak
gerekirse
giriş
ve
gelişme
bölümünü
atlayıp.
sen
varsın,
ben
varım.
sen
içimdesin,
bensin.
ben
dışında
ben.
yani
sen
bensin
aslında
o
yüzden
“biz”
olamayız
biz.
bense
kalınca
senin
dışında
ihtimal
yok
olamayız
“biz.”
yani
demekten
sıkılsam da
artık.
yani
öyle
işte.
sıkılınca
kullanan
kelimenin
cümle
içindeki
yeri
arttıkça
son
bulmalı
heralde
konuşulunlar,
yazılanlar.
sıkılmak
dert
değilde,
sıkmayı
sevmiyorum.
…
yanii…
öyle
işte.
bazen
zor
olsa da
seni
her
seferinde
söküp
getirmek
banyodan.
biliyor musun
iyiki
varsın.
bak
iyiki
varsın
dedim.
acaba
seni,
benim
içimde
var
olmanın
hafifliğimi
“iyiki
var”
yaptı.
neyse
o
kadar da
önemli
değil
nasıl
iyiki
var
yapıldığın.
ama
iyiki
varsın
yine.
hadi
sen
banyoya.
çivinin
üstüne.
ben
banyoya
arınmanın
merkezine.
buhardan
buğulanacaksın
ama
dert
etme.
bir
suretlik
yer
açarım
sağ
elimle.
Celal Yıldız 01:11 / 26 Şubat 2010



Yorum Yaz