1
sen…
şey,
pardon,
senin adın neydi ?
sen öldün mü ?
kim öldürdü
hayatının
baharında seni,
ben…
pardon,
benim ismim neydi ?
ben neden
bu soruları
sana soruyorum
sen kimsin,
ben kimim,
biz kim…
afedersin
biz
kelimesi
biraz fazla
oldu.

sen ve ben
kimiz ?
şey…
pardon,
burası neresi ?
dünyanın merkezi
değil heralde.
evet,evet
hatırlıyorum.
şey…
unuttum.
ne komik
değil mi ?
ama oluyor bazen
alıştım artık.
yok hayır
ben deli değilim…
ben bu cümleyi
neden kurdum ? ?

2
şey…
az önce
ben
birşey değilim
dedim,
ne demiştim ?
o dediğim
birşeyin
manası ne ?
peki ama
siz kimsiniz ?
bir saniye.
“içerdekiler,
size sesleniyorum,
boşaltın orayı.”
afedersiniz.
beynimin içi
çok kalabalıkta
rahatsız oluyorum.
gitmesi lazım
birilerinin.
şey…
kusura bakmazsanız
siz de
gidebilir misiniz ?
hayır, lütfen
ağlamayın.
bana neden
öyle bakıyorsunuz ?
üzerimdeki
bu beyaz gömleğin
bir manası var mı ?
kim giydirdi
bunu bana ?
siz mi ?
çok teşekkür ederim
ama biraz sıkıyor.
kollarımı
hareket ettiremiyorum.
ama güzel yinede,
tekrar teşekkürler.

3
şimdi izninizle
gitmem lazım artık.
içeriyi boşalttım,
rahatça düşünebilirim.
şey, ben sesli düşünürümde
içerisi kalabalıkken
zor oluyor.
anlamıyorlar beni.
sonra anlamsızca
bakıyorlar.
rahatsız oluyorum,
düşünmemi engelliyorlar
onlar…
duyuyorum,
arkamdan deli diye
konuşuyorlar.
ama gördüğünüz gibi
ben deli değilim.
değilim de mi ?
ne komik!
bir an
kendimden
şüpheye düştüm,
siz öyle bakınca.
ama değilim,
ben biliyorum.
neyse,
artık müsadenizle.
ama hala
ağlıyorsunuz siz.
lütfen ağlamayın artık.
şey…
pardon,
sizin isminiz neydi ?
bu soruyu daha önce
sormuş muydum ?

hmm…
güzel isimmiş.
“tamam, geliyorum.”
yatma vakti.
uyku ne garip
değil mi ?
ölüm gibi aynı.
bu aralar en fazla
beş saat uyuyabiliyorum.
ama biliyorum,
birgün çok uzun bir
uykuya dalacağım,
uyandıramayacak
kimse…
neyse,
bu konuya
hiç girmeyelim,
hem kağıt bitti.
iyi geceler size…

Celal Yıldız   9 Kasım 2009 / 00:55

Related Posts with Thumbnails