Şizofren Replikler-12

43

sadece
ölmek
istedim!
bilmiyorum
doktor
lütfen
daha
fazla
soru
sorma.
aslında
ölümün
ne
olduğunu
herkes
gibi
bende
bilmiyorum.


Edip Cansever – Gül Kokuyorsun

Gül kokuyorsun bir de
Amansız, acımasız kokuyorsun
Gittikçe daha keskin kokuyorsun, daha yoğun
Dayanılmaz bir şey oluyorsun, biliyorsun
Hırçın hırçın, pembe pembe
Öfkeli öfkeli gül
Gül kokuyorsun nefes nefese.


Gül kokuyorsun, amansız kokuyorsun
Ve acı ve yiğit ve nasıl gerekiyorsa öyle
Sen koktukça düşümde görüyorum onu
Düşümde, yani her yerde
Yüzü sararmış, titriyor dudakları
Şakakları ter içinde
Tam alnının altında masmavi iki ateş
İki su
İki deniz bazen
Bazen iki damla yaz yağmuru
Mermerini emerek dağlarının


Tahta Sıra

Etiketler:

hiç çıkmasın diye
bastıra bastıra kazımıştık
derinlere,
ilkokul sıralarında dostluklarımızı.
her sene zımparalanmış,
toz içinde alırdık,
defterlerimizi koyardık dostluğumuzun üzerine.


her sene tekrar tekrar kazıdık
çıkmasın diye dostluğumuz,
derinlerde.


Seyr ü Sefer

bir köşenin herhangi bir yerinde
ya da herhangi bir köşede
unutulmuş kahverengi bavul gibiyim.
patlamaya hazır!
içi iç çamaşırı dolu,
içi kitap dolu,
içi ben dolu,
içi boş!
herkesin baktığı,
herkesin merak ettiği,
herkesin korktuğu,
yaklaşamadığı,
etrafım emniyet şeridi.
ya gel sahiplen beni
kara koluna giriyim ifade ver,
ya bırak imha etsin
hâl bilmez ekipler…


17 Ağustos -Hâlâ Taze!-


Kalemi elime aldım, birşey yazacaktım, bulamadım.
Kalemi bıraktım, söz bittiği yerdi, acının doğduğu…
Hâlâ taze, fırından yeni çıkmış ekmek misali
el gibi can yakan…

-Celal Yıldız-
03:01 / 17 Ağustos 2010


Görmeliydiniz!


nasıl oldu görmeliydiniz.
böyle tuttum ellerinden, sıktım,
sımsıkı sardım böyle,
sanki bir yere gidiyormuş gibi.
evet aslında gidiyordu bir yere.


nasıl tuttum görmeliydiniz.
böyle sımsıkı sardım bedenini,
başını okşadım, merhametle.
bir veda havası yarattım kendimce.
evet aslında bu bir vedaydı.



not defteri!

Etiketler: , ,

hergün yabancılaştığım bir evrende yaşamak ne de hoş! sen varsın, ben varım, sen kimsin ? hayatımda bir “sen” in olduğu an-larda mutlu muydum, huzursuz mu tam olarak hiçbir zaman anlayamadım. önce güzeldir herşey, sonra yavaş yavaş sıkmaya başlar, patronunu görünce kravatını daha da sıkan bir işçi gibi, bilgin işçiler! n’apalım düzen diyen diller, dillerden düzene dökülen küfürler! hep aynı sonuç, hep aynı işleyiş, hep aynı başlangıç. değişen birşey var değişmeyen dünyadan başka. bilemiyorum tam olarak, tam olarak anlayamadığım gibi insanları. peki ya sonra diyen dillerdeki çaresizlik, sonra derken bile sonrasından beklediği beklentisizlik. yalan. hepsi bu mu ? sence hepsi bu mu ?


Delikan(L)ılar!

mahallenin delikanlıları
oyun oynuyor meyve bıçaklarıyla.
bir kazanan arıyorlar
ve hep su tabancası olan yeniyor
diğerlerini,
üst mahallede boncuklu tabancası
olan delikanlılar olduğu bilmeden
üstlere gözünü dikiyor…
astlarını alt etmeden…